Futbolun mültecileri: Adalet nerede? Demokrasi nerede?

Çarşamba gecesi Luka Modric ve Eduardo Camavinga, Real Madrid’in orta sahasında birlikte oynadılar. Aralarında 17 yl var ama eski dostlar gibi kenetlendiler ve sakin bir şekilde Liverpool’u Devler Ligi’nden elediler.

Yine de, sadece 18 aydan biraz fazla bir süredir birlikte oynasalar da, başka bağlarla bağlılar. Avrupa düzeninin kulübü olan Real Madrid’in orta sahasının merkezinde iki mülteci var…

Geçen hafta sonu, ‘Günün Maçı’ sunucusu Gary Lineker’in İngiltere hükümetinin yeni Yasa Dışı Göç Yasası’nı eleştirmesinin ardından mültecilerin içine düştüğü durum tek gündem maddesi oldu. BBC’deki görevi askıya alınan Lineker’e, destek olmak isteyen kanalın diğer sunucuları ve muhabirleri de boykot kararı aldı.

Lineker merkezli tartışmalarla, tasarının içeriği unutuldu. Mevzuat, hükümete küçük teknelerle gelen göçmenleri ‘makul olan en kısa sürede’ geri gönderme yetkisi verecek ve yasal yollardan gelenler de dahil olmak üzere toplam mülteci sayısına üst sınır getirecek.

Birleşik Krallık İçişleri Bakanı Suella Braverman, mevcut göç seviyesinin ‘sürdürülemez’ olduğunu söylüyor, ancak yasanın insan hakları yasalarını ‘yüzde 50’den fazla’ ihlal etme olasılığının yüksek olduğunu ve Birleşmiş Milletler için bunun bir ‘iltica yasağı’ anlamına geldiğini kabul ediyor.

FUTBOL, SİYASET VE MÜLTECİLER

Lineker’in bu konudaki yorumları engellenmek istenmişi. Ancak profesyonel futbol, tüm dünyada en çeşitli iş güçlerinden biri ve mülteci yeteneğini ön plana çıkaran bir meritokrasi. Daha bu hafta FIFA kongresi, Ruanda’nın başkenti Kigali’de toplandı. Futbol, siyaset ve mülteciler zaten iç içe geçmiş durumda.

Henüz dört yaşındayken ailesi Bosna Savaşı’ndan Almanya’ya kaçan Everton kalecisi Asmir Begovic, Lineker’e “sessiz insanlar adına konuştuğu” için teşekkür etti.

The Athletic, iki düzineden fazla mültecinin Premier Lig’de oynadığını ve çok daha fazlasının EFL’de yer aldığını yazdı. Yasa Dışı Göç Yasa Tasarısı 30 yıl önce yürürlüğe girmiş olsaydı, İngiliz futbolu ne kadar farklı görünürdü?

Bu konuda futbolcuların bir sözü var ve The Athletic editörü Jacob Whitehead, mikrofonu onlara uzatıyor…

“KİMSE MÜLTECİ OLMAK İSTEMEZ”

“Hiç kimse yasa dışı göçmen olmayı tercih etmez, kimse bir ülkeye bu şekilde tehlikeli şekilde girmeyi istemez. Ve bazen geri dönmek bir seçenek değildir.”

Saido Berahino ağır ağır, düşünceli konuşuyor ama ciddiyeti belli. Şimdilerde Güney Kıbrıs’ta AEL Limassol forması giyen 29 yaşındaki futbolcu, İngiltere’ye yasal olarak 10 yaşında Burundili bir mülteci olarak geldi. West Bromwich Albion ve Stoke City gibi takımlarla Premier Lig’de mücadele etti ve 2014’te İngiltere Milli Takımı’ndan davet aldı ama o Burundi’yi tercih etti.

“Çoğu sporcunun ne düşündüğünü söylemesine izin verilmiyor” diyen Berahino, “Ama bu görüşe sahip olmak çok zor. Eğer biri toplumun gidişatından memnun değilse, nasıl hissettiğini ifade edebilmelidir. İnsanlar, ortalama bir kişiden daha fazla para kazandığımız için hayatımızın farklı olduğunu düşünüyor. Ama unutmayın, bazılarımız en alttan başladı.”

Saido Berahino’nun adı, bir dönem Fenerbahçe ile anılıyordu.

“İKİNCİ ŞANSIM OLMASAYDI…”

Burindi İç Savaşı, Berahino’nun doğduğu yıl olan 1993’te başladı. Komşu Ruanda’daki çatışma gibi, iki etnik grup arasındaki bir çatışmaydı. İktidardaki Tutsiler ve çoğunluk Hutu. 12 yılda tahminen 300 bin kişi öldürüldü. Berahino’nun 1997’de ölen babası da onlardan biriydi.

Berahino, “Ben bir Hutu’ydum” diye açıklıyor ve devam ediyor: “Ailem Afrika’yı dolaşmak zorunda kaldı. Burundi’de normal bir hayat sürmek güvenli değildi. Kongo, Ruanda, Tanzanya… Babam öldüğünde çok küçüktüm. Bunu yaşamak zorunda kalan milyonlarca çocuktan biriyim. O ikinci şansı hiç yakalayamadığımı hayal edin. Şimdi nerede olurdum?”

YENİ TASARIYLA ÜLKESİNE GÖNDERİLEBİLİRDİ

Berahino, İngiltere’ye tek başına geldi. Başlangıçta Birmingham’da temizlikçi olarak çalışan annesini bulamayınca bakımevine yerleştirildi. Annesi bulunduğunda, yetkililer akraba olduklarını doğrulamak için DNA testi yaptı. Birleşik Krallık’a yasal olarak geldiği için Berahino, küçük teknelerle gelen mültecileri hedefleyen yeni Yasa Dışı Göç Yasası’nın ilk bölümünden etkilenmeyecekti. Ancak tasarının toplam sığınmacı sayısına üst sınır koymaya çalışan ikinci kısmıyla, Berahino ailesinden ayrılabilirdi.

İngiltere, 27 AB ülkesiyle karşılaştırıldığında kişi başına alınan mülteci sayısı bakımından 16. sırada yer alıyor.

Eski futbolcu Rudi Vata.

RUDI VATA’NIN ÖZGÜRLÜK ARAYIŞI

Birleşik Krallık’ta, iltica başvurularının yaklaşık yüzde 16’sı, toplamda 22 binin biraz üzerinde olan Arnavut uyruklulardan geliyor.

Şimdi 54 yaşında olan Rudi Vata, bir Birleşik Krallık takımında forma giyen ilk Arnavut oldu ve 1993-1996 yılları arasında Celtic için 50’den fazla maça çıktı. The Athletic’e konuşan Vata, “Arnavutluk iyi kalpli insanlara sahip güzel bir ülke. Ama Avrupa’nın en kötü diktatörü Enver Hoca tarafından yönetilme şansımız yoktu. Hayat bazen çok karmaşık hale gelir. Fırsatları bulamazsınız, geleceğinizi inşa edemezsiniz.” ifadelerini kullanıyor.

FRANSA MAÇINDAN 24 SAAT SONRA MÜLTECİ

Vata’nın tek kaçış şansı, Paris’teki bir milli maçın ardından Mart 1991’de Fransa’ya siyasi sığınma talebinde bulunmaktı…

“27 Mart’ta Paris’te Fransa ile oynadık. Michael Platini, Eric Cantona, Didier Deschamps ve Laurent Blanc’a karşı oynadım… 24 saat sonra mülteci kampında uyandım. Adını verebileceğiniz tüm ülkelerden gelen mültecilerden biriydim. Zordu. Haklarınız için savaşmak ve fedakarlık yapmanız gerekiyordu. Ailemi geride bıraktım ve sadece 22 yaşındaydım. Ama özgürlüğümü kazanmak için bunu yaşamak zorundaydım. Özgürlük hayattaki her şeydir.”

Rudi Vata ve futbolcu oğlu Rocco.

“ADALET NEREDE? DEMOKRASİ NEREDE?”

Vata şimdi, oğlu Rocco’nun Celtic için oynaması ve genç milli takım seviyesinde İrlanda Cumhuriyeti’ni temsil etmesi nedeniyle İskoçya’ya yerleşti. Yerleşik statüsü olan Vata, artık Arnavutluk’a dönebilir. The Athletic’e konuşan Vata, İngiltere’deki yeni yasanın kendisi için ne anlama geldiğini şöyle açıkladı:

“Siyasi sığınma talebinde bulundum. Prosedöürü biliyorum, tam olarak ne anlama geldiğini biliyorum. İngilizseniz, Arnavutluk’a vizesiz gelme, ziyaret etme hakkınız var. Ama Arnavutların buna hakkı yok. Burada adalet nerede? Demokrasi nerede? Bunu anlamıyorum. Görünüşe göre özgürlük, herkesin içinde yaşama ayrıcalığına sahip olduğu bir şey değil.”

YASA AVAM KAMARASI’NDAN GEÇTİ

Pazartesi günü, Yasa Dışı Göç Yasası Avam Kamarası’ndan geçti. Lordlar Kamarası’ndan geçtikten sonra -formalite icabı- yasa haline getirilecek.

(Kaynak: The Athletic-Jacob Whitehead)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir